Nasıl duracağımı biliyorum aslında, maksat birinden daha duyarak işimi sağlama almak!
Aslında şöyle sıkı bir azarlansam bir kaç hafta idare edeceğim ama nerdeeeee…
Duramıyorum kardeşim… Pazartesiler banal oldu deyip, perşembeleri başlayayım dedim, hafta sonu sabotajlarını düşünememişim. Kebaplar, kalamarlar… Ardından sütlü,kaymaklı tatlılar…
Moralimi bozmadan motivasyonumu tazeleyip tekrar tekrar başlıyorum.. Beynimde listeler uçuşuyo, hemen yakınlarından da hamburgerler sorti yapıyo… Yok böyle olmayacak, hangi çekmeceyi açsam bi tuzak…Patates cipsinin dayanılmaz cazibesinden tut da Antep fıstıklı sütlü çukulatalara oradan çeşit çeşit çerezlere uzanan janjanlı paketler öylece bana bakıyo. Önce ben de bakıyorum, sonrasını sormayın…Amaaaaaaaannn … diyorum. Hepi topu 3-5 kilo fazlalık… Haftaya bi başlarım 15 günde işlem tamam! Kağıt üzerinde tabi :) Yani çekmeceyi yekten mideye indirdikten sonra geçirilen ilk mide fesadının ardından yapılan ilk hesaplar bu yönde … Ama ne yapalım ki kalori hesabı iradeye uymuyo ! Teoride her şey saat gibi işlerken pratikte çakılıyoruz.
Mevsimlerden kış, aylardan Ocak… Dışarısı soğuk, evler sıcak olunca beyin doyma sinyallerini geciktiriyo olsa gerek… Yani benim suçum değil ki tamamen metabolik … Ne olurdu yani biz de kış uykusuna yatıp bahara fit uyansak! Hem depresyondan yırtarız hem birikmiş yağlardan. ” Yok öyle tembel işi“ diyenleri duyar gibi olup duymamazlıktan geliyorum. Çünkü geçtim o yolları biliyorum. ”Spor yapalım sağlıklı yaşayalım” moduna geçmem için Nisan ı görmem şart. Bir güneş çıksın, süslü ablalar minileri, şortlarıyla salınıp beynimize zayıflama sinyallerini göndersin o zaman düşünürüz.
Moda dergilerinden bu yazın trendlerini ilk gördüğümüz o meşhum anlardan birinde kapıldığım umutsuzluk beni yıldıramaz artık… Ok yaydan çıktı. Yeni listemi buzdolabına astım. Önünden her geçişimde vicdan yapıp kendimi sorgulamak da yok artık … Yaşasın Nutella kavanozu … Kimse bana dur demesin :)



0 yorum:
Yorum Gönder