Yıllar, yıllar önceydi…
Henüz, yüz bilmem kaç kanallı led tv ler yoktu hey hat… Gel gör ki milletçe dedikodu merakımızın şimdikinden hiç de az olmadığı günlerdi… Magazine ilgimiz yeni yeni şekillenirken sevgili Acun un spor programı arası futbolculara geyik sorular sormaya başladığı o gecelerle birlikte İstanbul’un gece hayatına olan ilgimizin tavan yapması aynı dönemlere rastlar.
Sonra nasıl olduysa yuvarlana yuvarlana büyüyen kartopu misali, bir kaçma kovalama modası başladı ki bitirebilene aşk olsun. Gün bu gündür hali pür melalimiz de apaçık ortadadır… Ne doymak bilmez bir merakımız varmış ki Levent Kırca ağabeyimiz “Maraba Televole” den oluşan sadece 2 kelimelik o sihirli cümleyle beyaz ekrandan hepimizin kanına girivermiş. Sonrası, bildiğiniz çorap söküğü işte… Magazin, haber bültenlerine de dahil olup bütün hayatımızı çepeçevre sarmalayıverdi…
Önce Futbolculara sonra sosyetik mekanlara, onların müdavimlerine, popçulara derken yeni merak objemiz de çok geçmeden belli oldu… Artık milletçe toptan oyunculara sarmış durumdayız… Öyle ki zamanında “doktor, mühendis ol, evladım” diyen milyonlarca ana-baba nın bile yüzyıllık tercihleri rüzgarın estiği yöne dönüverdi… Artık herkes çocuğu oyuncu olsun, reytingi tavan yapmış bir diziye kapağı atsın, milyarlarca liralık reklam anlaşması yapsın diye fırsat kollar oldu. Konservatuarlar hayatlarının en yüksek reytingini alıyor, daha ne olsun ? Diyeceğim, ama buralarda her şeyin miyadı çabuk doluyor. Gün olur devran döner, dizi fırtınaları yurt üzerindeki etkisini azaltınca garantici özümüze bir çırpıda dönüverir, devlette bir memuriyet kıvamına da geliveririz.
Öyleyiz biz… Milletçe tantanayı severiz, az biraz sakinleşiverdi mi ortalık, yeni patırtıyı çıkartmakta hiç zorluk çekmeyiz… O sebepledir ki haber bültenlerimiz bile renklidir bizim, o gün kayda değer hiçbir şey yoksa da aklıevvelin biri günü şenlendirecek modası geçmiş bir Boğaz Köprüsü intihar şovuyla boşluğu dolduruverir. Trafik tıkanır, herkes izlemeye koyulur malzeme bayat, hayat ise yeterince tatsızdır… Hiç değilse birkaç dakikalık aksiyonla günü kurtarmak şarttır !



0 yorum:
Yorum Gönder